Merhaba sevgili okurlarım, ne yazık ki bugün çok üzücü ve yaşanmasını hiç istemediğimiz, adı öğretmen olan birisinin utanç verici davranışı ile ilgili konuşmak için kalemimi elime alıyorum. Çocukların güven içinde eğitim alması gereken bir ortamda yaşanan cinsel taciz ve şiddet olayları, yalnızca mağdur çocukları değil, toplumun vicdanını da derinden yaralamaktadır.

Özellikle okul gibi güvenli alanlar içerisinde gerçekleşen bu tür travmatik olaylar, çocukların ruhsal gelişiminde uzun yıllar etkisini sürdürebilecek ciddi yaralar bırakabilmektedir. Travmaya maruz kalan çocuklarda korku, kaygı, öfke, içe kapanma, uyku bozuklukları, akademik başarıda düşüş ve insanlara karşı güven kaybı gibi birçok psikolojik belirti görülebilmektedir. Bu nedenle böylesi olayların üzerinin örtülmeden, hassasiyetle ele alınması ve çocukların ruh sağlığını koruyacak profesyonel destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması büyük önem taşımaktadır. Medyanın bu süreçteki dili de oldukça kritiktir; haber yapılırken çocukların kimliklerinin korunması, travmayı yeniden yaşatacak detaylardan kaçınılması ve toplumsal farkındalık oluşturacak etik bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki çocukların yaşadığı travmalar yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur ve sessiz kalınan her ihmal başka çocukların zarar görmesine zemin hazırlayabilir. Cinsel suçların ve şiddetin olmadığı daha sağlıklı çocuklar yetiştirebildiğimiz bir düzen içerisinde yaşamamızı dilerim.

Sevgilerimle…

Uzm. Klinik Psk. & Adli Psikolog
Psikoterapist
Kadriye Özadmaca Taşyürek
0533-860-0045
www.psikologevinde.com
[email protected]