Merhaba sevgili okurlarım, bu hafta sizlerle yine hem çok merak edilen hem de çok karıştırılan bir konuyu açıklığa kavuşturmak için bir araya geliyoruz. Psikiyatriste mi yoksa psikoloğa mı gitmeliyim sorusunun cevabına bakalım, ikisi arasında ki benzerlik ve farklılıkları detaylıca inceleyelim.
Ruhsal sıkıntı yaşayan birçok bireyin ilk aklına gelen sorulardan biri şudur: “Psikiyatriste mi gitmeliyim, yoksa psikoloğa mı?” Bu soru son derece yerindedir; çünkü ruh sağlığı alanında çalışan bu iki meslek grubu sıklıkla birbirine karıştırılmakta, hatta zaman zaman karşıt disiplinler gibi algılanmaktadır. Oysa psikiyatri ve psikoloji, aynı bilimsel zeminden beslenen, farklı uzmanlık alanlarına sahip ve ideal koşullarda iş birliği içinde çalışan iki tamamlayıcı disiplindir.
Psikiyatri: Biyolojik Temeli Hedef Alan Tıbbi Yaklaşım
Psikiyatristler tıp fakültesi mezunu hekimlerdir. Ruhsal bozuklukları; beyin kimyası, nörolojik süreçler, genetik yatkınlık ve fizyolojik sistemler çerçevesinde değerlendirirler. Bu nedenle ilaç tedavisi düzenleme ve tıbbi takip yetkisi psikiyatristlere aittir. Depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, ağır anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu gibi birçok klinik tabloda, ilaç tedavisi hayati bir rol oynar. Burada önemli olan nokta, ilacın bir “kolay yol” ya da “kişiliği bastıran bir çözüm” değil; biyolojik dengesi bozulan beyin işlevlerini yeniden düzenlemeye yönelik bilimsel bir müdahale olduğunun altının çizilmesidir. Doğru tanı, uygun ilaç seçimi ve düzenli psikiyatrik takip; kişinin terapiye açık hale gelmesini, duygu düzenleme kapasitesinin artmasını ve günlük işlevselliğinin geri kazanılmasını sağlar.
Psikoloji: İnsanı Anlamaya ve Değişime Odaklanan Bilim
Psikologlar ise psikoloji alanında lisans ve yüksek lisans/doktora eğitimi almış ruh sağlığı uzmanlarıdır. Psikoterapi uygulama yetkinliği, bilimsel eğitim ve süpervizyon süreciyle kazanılır. Psikoloğun temel çalışma alanı; bireyin düşünce kalıpları, duygusal süreçleri, davranış örüntüleri, kişilerarası ilişkileri ve yaşam öyküsüdür.
Psikoterapi; sadece “konuşmak” değil, bilimsel yöntemlerle yapılandırılmış, hedef odaklı ve etik ilkelere dayanan bir süreçtir. Psikodinamik Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, EMDR, Varoluşçu Terapi gibi yaklaşımlar; kişinin iç dünyasını anlamasına, farkındalık geliştirmesine ve kalıcı değişimler yaratmasına olanak tanır. İlaç, semptomları düzenleyebilir; ancak yaşam tekrar eden sorun döngülerini, ilişki çatışmalarını, travmatik yaşantıları ve öğrenilmiş işlevsiz baş etme biçimlerini tek başına çözemez. İşte bu noktada psikoterapi devreye girer.
İlaç mı, Terapi mi? Yanlış Soru
Bilimsel literatür artık net bir biçimde göstermektedir ki birçok ruhsal bozuklukta en etkili yaklaşım ilaç + psikoterapi kombinasyonudur. Bu bir “ya o, ya bu” meselesi değildir.
• İlaç, kişinin biyolojik zeminini dengeler
• Psikoterapi, kişinin psikolojik yapısını dönüştürür
Örneğin ağır depresyonda yalnızca terapi yapmak, kişinin enerjisi ve dikkat kapasitesi yeterli olmadığı için sınırlı kalabilir. Sadece ilaç kullanımı ise kişinin içsel çatışmalarını, travmalarını ve düşünce kalıplarını değiştirmediği için nüks riskini artırabilir. Birlikte yürütülen tedavi ise hem semptomları azaltır hem de kalıcı iyilik halini destekler.
İş Birliği Yapmak Etik ve Bilimsel Bir Zorunluluktur çünkü, modern ruh sağlığı yaklaşımı, psikiyatrist ve psikoloğun rekabet içinde değil, disiplinler arası iş birliği içinde çalışmasını gerektirir. İdeal tedavi süreci; psikiyatrik değerlendirme, gerektiğinde ilaç tedavisi ve eş zamanlı psikoterapiyi kapsar. Uzmanlar arası düzenli iletişim, danışanın yararını merkeze alan etik bir sorumluluktur.
Psikiyatriste gitmek “daha ağır”, psikoloğa gitmek “daha hafif” sorunlar için değildir. Ruh sağlığı, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal yönlerinin bir bütünüdür. Bu bütünlüğü gözeten her yaklaşım, iyileşmeyi güçlendirir.
Unutulmamalıdır ki ilaç, beyni; psikoterapi ise insanı iyileştirir.
En güçlü sonuçlar ise bu ikisi doğru zamanda ve doğru uzmanlarla birlikte yürütüldüğünde ortaya çıkar.
Sevgilerimle…
Hepinize doğru uzmanlardan, doğru tedavileri alma şansı dilerim…
Uzm. Klinik & Uzm. Adli Psikolog
Psikoterapist
Kadriye Özadmaca TAŞYÜREK
0533 860 00 45
Marmara Bölgesi 4. Sokak
Taşyürek Kliniği/ Lefkoşa