Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu ve bunu kimsenin değiştiremeyeceğini vurguladı.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adada egemenlik hakları olduğunu ve bunun yokmuş gibi sayılmasını asla kabul etmeyeceğini, bu hakların “söke söke” alınması mücadelesinde olduğunu ve bundan geri adım atmayacaklarını belirtti.
-Kimse bizi yokmuşuz gibi sayamaz...
Erhürman, “Kimse bizi yokmuşuz gibi sayamaz, diğer ülkelerle anlaşma imzalayamaz, bizim dışımızda adım atamaz, deniz yetki alanları, doğal kaynaklar ve güvenlik konularında bizim onayımız olmadan işbirliği yapamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta asla azınlık statüsünü kabul etmeyeceğini de belirterek, “Kıbrıs Türk halkı izolasyonlara, haklarının ihlal edilmesine rağmen çözüm iradesini sürdürüyor. Ancak hakları kabul edilmez, iradesi dikkate alınmazsa bilecekler ki çözüm olmayacak” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World'den Yusuf Erim'in yaptığı programda konuştu.
Soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erhürman, sohbete katılanlara teşekkür etti, siyasi özgeçmişi ile ilgili katılımcılara bilgiler verdi.
-Kıbrıs sorunu ve KKTC dış politikası, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürütülüyor
Şu anda bağımsız bir Cumhurbaşkanı olarak görevde olduğunu belirten Erhürman, Kıbrıs sorunu ve KKTC dış politikasını, geçmiş liderler gibi Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürüttüğünü anlattı.
Erhürman, iki devletli çözüm konusuyla ilgili soru üzerine, hukukta kavramların ve hukuki niteliklerin önemine işaret ederek, göreve gelmeden de geldikten sonra da Birleşmiş Milletler nezdinde görüşmeler yaptığını, ilgili taraflarla diyalog ve istişare içinde olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta eşit iki kurucu ortaktan biri olduğunu ve bunu kimsenin değiştiremeyeceğini vurgulayan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakları vardır, asla kabul edemeyeceğim şey bizi yokmuş gibi saymaları. Anlaşmalar imzalayamazlar, bizim dışımızda adım atamazlar, deniz yetki alanları, doğal kaynaklar, güvenlik konularında bizim onayımız olmadan işbirliği yapamazlar” ifadelerini kullandı.
Çözüme ilişkin isim ve adımların siyasi argüman olarak değerlendirilebileceğini ama Kıbrıs Türk halkının hukuki hakları olduğunu belirten Erhürman, KKTC devletinin, Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarının ihlal edildiğini, haksız izolasyonlara maruz bırakıldığını ve bu hakları söke söke alma çabasında olduklarını anlattı.
-“Çocukları öldüren bir devletle, yani İsrail ile yapılacak anlaşmayı Kıbrıs Türk halkı içine sindirmez”
Kıbrıs’ta eşit ortak olduklarını ve diğer ülkelerle anlaşmalar yapılırken onaylarının alınması gerektiğine işaret eden Erhürman, “Çocukları öldüren bir devletle, yani İsrail ile yapılacak anlaşmayı Kıbrıs Türk halkı içine sindirmez” dedi.
Bu yüzden kavramlar üzerinde konuşmak yerine içerikte olduğunu ve Kıbrıs Türk halkın haklarının söke söke alınması mücadelesini sürdürdüğünü belirten Erhürman, “Bundan da Kıbrıs Türk halkı geri adım atmaz” dedi.
-“Siyasi anlamda eşitlik vazgeçilmezdir"
“Siyasi anlamda eşitlik vazgeçilmezdir” şeklinde konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne asla azınlık statüsünü kabul etmediğini, bunun yok hükmünde olduğunu vurguladı.
“Kıbrıs Türk halkı eşit ve egemen bir halktır, çözüm iradesi olan bir halktır, bunu Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya koyan bir halktır” diyen Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm anlayışına işaret ettiğini, izolasyonların haksız ve kabul edilemez olduğunu vurguladığını kaydetti.
BM’nin de bu haksız izolasyonların yanlış olduğunu raporlarında dile getirdiğini anlatan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakları ihlal ediliyor ama buna rağmen çözüm iradesini sürdüren bir halk konumundadır” dedi.
Dünya tarafından bunların anlaşılması gerektiğini ifade eden Erhürman, diyalogla tüm bunların çözülebileceğini kaydetti. Erhürman, ancak Kıbrıs Türk halkının hakları kabul edilmez, iradesi dikkate alınmazsa çözüm olmayacağının da bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.
BM ve AB ile görüşmeler yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bu görüşmelerle ilgili bilgi verdi, Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne gelen tecrübeleri olduğunu, haklarının orada olduğunu ve bu hakları yedirmeyeceklerini söyledi.
Erhürman, Crans Montana’nın üzerinden 9 yıl geçtiğini, Rum tarafının bugüne kadar birçok anlaşma imzaladığını, aradaki güveni yitirdiğini, o yüzden görüşmelerin ilk önce Lefkoşa’da yapılması gerektiğini söylediklerini anlattı.
İlk önce iki halkın günlük hayatlarını kolaylaştıracak önlemlerle ilgili adımlar atmak istediklerini, bu adımlara göre de müzakere masasına gidip gidemeyeceklerini göreceklerini ifade eden Erhürman, Rum tarafının silahlanma girişimlerine yönelik soruya karşılık da, seçilmeden önce de bu konuda Rum yönetimini eleştirdiğini, bu çabaların Türkiye’ye yönelik olduğunu ancak bunun nafile bir çaba olduğunu kaydetti.
Erhürman, bu çabaların halk iradesini ciddi şekilde zedelediğini, adanın tamamını da riske edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının riske atılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
-Çıkardığımız derslerle yola devam edeceğiz
Erhürman, Kıbrıs’ta çözüm isteyen, çözüm iradesi olan bir halk olarak müzakere masasına gidemeseler de çözüm masasında olduklarını ve o masadan kalkan olursa da bu masaya hapsolmayacaklarını söyledi.
KKTC olarak İslam ülkeleri, Türk devletleri ve diğer ülkelerle ilişkileri geliştirmeye devam edeceklerini belirten Erhürman, bu ülkelere yürekten teşekkür ettiklerini, ilişkilerin daha da gelişmesi için çaba harcayacaklarını, müzakere masasına da hapsolmadan, çıkardıkları derslerle yola devam edeceklerini kaydetti.




