Medya Etik Kurulu, Ceza Muhakemeleri Değişiklik Yasası kapsamında kabul edilen ve devam eden cezai yargılamalara ilişkin haberlerde açık isim ve fotoğraf kullanımını suç haline getiren düzenlemeyi “kaygıyla” karşıladıklarını belirtti.

Kurul, söz konusu düzenlemenin ifade ve basın özgürlüğü ile masumiyet karinesi arasındaki hassas dengeyi gözetmediğini belirterek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yasayı iade etme çağrısında bulundu.

Kurul tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu düzenlemenin kamuoyuna “masumiyet karinesinin korunması” gerekçesiyle sunulmasına rağmen mevcut haliyle kamusal denetimi zayıflatan bir araca dönüştüğü ifade edildi.

Masumiyet karinesinin, bireyin peşinen suçlu ilan edilmesini engelleyen temel bir ilke olduğu belirtilen açıklamada, bu ilkenin kamu yararı taşıyan bilgilerin toplumla paylaşılmasını engelleyecek şekilde yorumlanmaması ve uygulanmaması gerektiği belirtildi.

- "Yargı süreçlerinin şeffaf biçimde izlenmesi demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri"

Özellikle kamu görevi yürüten, kamu gücü kullanan veya kamusal etki alanı bulunan kişiler söz konusu olduğunda, yargı süreçlerinin şeffaf biçimde izlenmesinin demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu kaydedilen açıklamada, “Rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma ve benzeri iddialar, doğası gereği hem yargının hem de kamunun denetimine açık olmalıdır. Bu tür dosyalarda isim ve bağlamdan arındırılmış bir habercilik, kamusal tartışmayı anlamsızlaştıracak, hesap verebilirlik mekanizmalarını işlevsiz hale getirecektir.” ifadelerine yer verildi.

Medya Etik Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına da değinerek, bir haberin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinde ilgili kişinin tanınırlığı, haberin konusu, içeriği, bağlamı ve kamu yararına katkısının belirleyici unsurlar arasında olduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada, kamuyu ilgilendiren konularda yürütülen yargı süreçlerinin haberleştirilmesi, bu çerçevede ifade özgürlüğünün koruma alanı içerisinde olduğu belirtildi.

Getirilen düzenlemenin bu dengeyi gözetmediği, gazetecileri doğrudan cezai yaptırım tehdidi altında bırakarak fiili bir oto-sansür ortamı yarattığı ileri sürülen açıklamada, “Haber yapma pratiğinin cezalandırılabilir hale getirilmesi, yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.” denildi.

- Cumhurbaşkanı Erhürman’a çağrı

Kamu yararı taşıyan yargı süreçlerinin görünür kılınmasının gazeteciliğin temel işlevlerinden biri olduğunu ifade edildiği açıklamada, basının görevinin yargı dağıtmak değil, toplumu bilgilendirmek olduğu, bu işlevin cezai yaptırımlarla sınırlandırılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı belirtildi.

Serdaroğlu: “1 Mayıs, süreklilik gerektiren bir mücadelenin simgesidir”
Serdaroğlu: “1 Mayıs, süreklilik gerektiren bir mücadelenin simgesidir”
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a çağrıda bulunan Medya Etik Kurulu, “Yasanın yeniden değerlendirilmek üzere iade edilmesi ve ilgili tüm tarafların katılımıyla, uluslararası hukuk ve demokratik standartlara uygun bir biçimde yeniden ele alınmasına katkı sağlanması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerine yer verdi.