Eğitimde örgütlü üç sendika, Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na karşı siyasi, eylemsel ve hukuki olarak mücadelelerini ileri taşıyacaklarını açıkladı. Sendikalar, Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi halinde söz konusu yasa değişikliğinin yine dava edileceğini kaydetti.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Atatürk Öğretmen Akademisi’nde (AÖA) eylem yaptı.
Eyleme, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin yanı sıra bazı muhalefet milletvekilleri, siyasi parti ve sendika temsilcileri ile AÖA öğrencileri katıldı.
Sendikalar, söz konusu yasal düzenlemeye tepki olarak eyleme çamaşır makinesi de getirdi.
-Baybora: “Sahte diploma konusunda AÖA aracı olarak kullanılmak isteniyor”
Eylemde ilk sözü KTÖS Başkanı Mustafa Baybora aldı. Baybora, 1937 yılından itibaren Kıbrıs Türk toplumunun kimliğinin, kültürünün ve kendine özgün yaşam tarzının gelecek nesillere aktarılmasında, planlı öğretmen yetiştiren AÖA’ya sahip çıkmak için toplandıklarını belirtti.
Ülkede siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda ciddi bir çürüme ile karşı karşıya olunduğunu savunan Baybora, rüşvet, ihale yolsuzlukları ve sahte diploma olaylarına dikkat çekti.
Sahte diploma konusunda AÖA’nın aracı olarak kullanılmak istendiğini ileri süren Baybora, “Biz buna asla müsaade etmeyeceğiz. Siyasi, eylemsel ve hukuki olarak mücadelemizi ileri taşıyacağız. Hukukun üstünlüğünü hiçe sayan bu anlayışa da gereken cevabı vereceğiz.” dedi.
-Maviş: “Bugün burada olma nedenimiz minareyi çaldırmamak”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın etrafından dolanılmaya çalışıldığını savunarak, “Bugün burada olma nedenimiz minareyi çaldırmamak, kılıfına uydurmamak.” dedi.
Alelacele bir yasa tasarısı hazırlandığını ileri süren Maviş, demokratik tartışma alanı yaratılmadığını ve söz konusu düzenlemenin Meclis’in alt komitesine ivedilikle sevk edildiğini kaydetti. “ ‘Ben yaparım olur zihniyeti’ son beş yıldır bu ülkeye yapabileceği kadar kötülük yapmıştır.” diyen Maviş, bu mantıkla yazılan yasa değişikliklerinin mahkemeden döndüğünü söyledi.
1937’den beri ülkeye planlı, ilkeli ve onurlu bir şekilde öğretmen yetiştiren AÖA’nın buna alet edilmek istenildiğini savunan Maviş, AÖA Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Burgul ve akademide hukuk işlerini yürüten Gençlik Federasyonu Başkanı Mustafa Özbilgehan’ın da söz konusu yasa tasarısının yazılmasında “başrol oynadığını” ileri sürdü.
Hükümeti eleştiren Maviş, “Ahlak, liyakat, adalet, gençliğin sorunları dillerinden düşmüyor. Gençlerin önünü kapatacak bir yasa tasarısı hazırlanıyor, onun altına imza atabiliyorlar.” diye konuştu.
-“Çamaşır Makinesi olmak zorunda değilsiniz”
Maviş konuşmasına, eyleme getirdikleri çamaşır makinesi önünde devam etti. Karşı oldukları kavramların yazılı olduğu kağıtları makineye atan Maviş, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’na da eleştirilerde bulundu.
“Bir başkasının kirli çamaşırlarını yıkıyorsanız, çamaşır makinesisiniz. Çamaşır Makinesi olmak zorunda değilsiniz.” diyen Maviş, altı ay sonra ülkede imza konulan kararlarla birlikte birçok şeyin değişeceğini söyledi.
“Nasıl kısa sürede herkese öğretmen diploması verecekler, bize açıklamaları gerekiyor.” diyen Maviş, söz konusu düzenlemenin içinde bilim değil, kadrolaşma, usulsüzlük, eşitsizlik, ayrımcılık, yasadışılık, hukuksuzluk, partizanlık ve yetkiyi kötüye kullanma olduğunu öne sürdü.
“100 senedir akademiye tek bir sınavla öğrenci alındı ve 18-25 yaş arasında kıstas arandı.” diyen Maviş, yaş sınırının kaldırıldığını ve herhangi bir koşul aranmadığını kaydederek, şöyle konuştu:
“Lisansınız varsa ve kamuda veya özelde belirli bir süre öğretmenlik yapmışsanız, seviye tespit sınavına girebilirsiniz deniyor. En az 2 bin kişi. Kimin için yaptık demişlerdi? Haklı beklentisi olan geçici öğretmenlerle ilgili. Onlar kaç kişi? 400 kişi.”
Komitede, Anayasa’ya uygun olarak önerilerini yaptıklarını ancak reddedildiğini dile getiren Maviş, amacın, oy avcılığı olduğunu ileri sürdü.
-“Yasa değişikliği yine dava edilecek”
Söz konusu yasa değişikliğinin yine dava edileceğini kaydeden Maviş, “Sahte diplomaya tenezzül ederseniz yargılanacaksınız. Sahte diplomaya kimse tenezzül etmesin.” dedi.
-Karaoğulları: “Liyakat ve nitelikten yoksun bir anlayış, AÖA’ya enjekte edilmek isteniyor”
KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları da, AÖA’nın niteliğinin, liyakatli yapısının değiştirilmek istendiğini savundu.
Kamusal eğitimin temel unsurunun öğretmen olduğunu belirten Karaoğulları, öğretmenin vereceği hizmeti belirleyenin de yetişme koşulları, aldığı nitelikli, bilimsel ve çağdaş eğitim olduğunu ifade etti.
AÖA’nın 90 yıldır ilkokul ve okul öncesi öğretmenleri yetiştiren vazgeçilmez bir kurumlarından bir tanesi olduğunu kaydeden Karaoğulları, AÖA’nın liyakat ve nitelik esaslı öğrenci kabulü ve yetiştirme anlayışıyla halka hizmet ettiğini söyledi. Karaoğulları, liyakat ve nitelikten yoksun bir anlayışın AÖA’ya enjekte edilip, kurumun güvenilirliğinin sarsılmaya çalışıldığını savundu.
-Rıza: “Kalitenin düşüşüne izin verilmemeli”
DAÜ-SEN Başkanı Mustafa Rıza ise, 2000 yılından bu yana yükseköğretime saldırı olduğunu savunarak, “2000’li yıllarda 3-5 tane üniversitemiz vardı. Şimdi 23 tane üniversitemiz var. Kalite git gide düşüyor.” dedi.
AÖA’nın, Kıbrıs Türk toplumunun ilk yükseköğretim kurumu olduğuna dikkat çeken Rıza, temel unsur olan kalitenin düşüşüne izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
Eğitimin özelleşmesine de karşı çıkılması gerektiğini belirten Rıza, “Seçim için ucuz yatırımlar yaparak, 20 sene sonrasını kaybedeceğiz.” dedi.
-İncirli: “Yapılması gereken, yasa değişikliğinin komiteye geri çekilmesi”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ise, “Öğretmenlik mesleğinin karşı karşıya olduğu tehditlerle yüzleşiyoruz bugün. Aynı zamanda genç insanlar birbirine nasıl düşürülür, genç insanların hayalleri, hedefleri nasıl tamamen derin bir belirsizliğin içine sokulur onun bir tablosudur bugün yaşadıklarımız.” diye konuştu.
AÖA’nın 100 senedir kendi kimliğiyle, karakteriyle, kültürüyle, tarihi ve gelenekleriyle Kıbrıs Türk halkı için öğretmen yetiştirdiğini dile getiren İncirli, öğretmenlik mesleğinin saygın bir meslek ve kamusal sorumluluğunun fazla olduğunu ifade etti.
Öğretmenlik mesleğinin toplumun gelişimi ve geleceği için temel bir unsur taşıdığını vurgulayan İncirli, “Hepimizin harcında öğretmenlerin emeği var. Bir toplumun gelişmesi, gelecek nesillerin güçlenmesi için öğretmenin emeğine, bilgisine bu ülkenin ihtiyacı var.” şeklinde konuştu.
Öğretmen eksiği olduğunun senelerdir dile getirildiğine dikkat çeken Sıla Usar İncirli, “Bu, göstere göstere gelmiş olan bir krizdir.” dedi. AÖA’nın kapasitesinin artırılması, bir planlama yapılması yerine geçici öğretmenlerle eksiklerin kapatılmaya çalışıldığını belirten İncirli, kalıcı bir düzenleme yapılmadığını kaydetti.
“İhmallerini, aslında kasıtlı olarak bugünlere hazırlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar.” diyen İncirli, yasa değişikliğinin komiteye geri çekilmesi gerektiğini belirtti. Söz konusu düzenlemenin “sınırsız, uçsuz, bucaksız” yapılması durumunda ülkenin geleceğinin mahvedileceğini söyleyen İncirli, “Eğitim bilimini, ülkenin gerçeklerini bir kenara atıp, oldukça kaotik bir yapıyı dayatıyorsunuz ülkenin insanlarına.” dedi.
“Günü kurtarma ve siyasetin istismarına yer açmak” için bu adımın atıldığını ifade eden İncirli, yasanın komiteye çekilmesi için CTP olarak gerekli siyasi baskıyı oluşturacaklarını kaydetti.
-“Bu yönetim anlayışı ülkeyi karanlığa ve felakete sürüklüyor”
Komiteye gelindiğinde aklı başında bir çözüm bulunabileceğini dile getiren İncirli, “Siyasilerin iki dudağının arasında bu tür kritik kararların verilmesini asla doğru bulmuyoruz. Bugün bunu düzeltmek için bir fırsat vardır. Biz bunu düzeltmek için elimizden geleni yapacağız ama bu yönetim anlayışı ülkeyi karanlığa ve felakete sürüklüyor.” diye konuştu.
Doğru planlama yapılması gerektiğini belirten İncirli, “Biz, bu tür kritik kararları verirken herkesle konuşan, doğru zeminin üzerinde ilerleyen, bilimle, liyakatle karar veren bir yönetimi gerçekleştireceğiz.” dedi.
-Kiremitcioğlu: “AÖA’ya özel bir giriş yolu açılmasına kesinlikle karşıyız”
Eylemde AÖA öğrencileri adına konuşan Özbil Kiremitcioğlu ise, Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından gündeme gelen yeni düzenlemeyle, belirli bir süre geçici öğretmenlik yapmış, lisansını başka üniversitede tamamlamış kişilerin, AÖA tarafından yapılacak yeterlilik sınavını geçmeleri halinde akademide eğitim almalarının öngörüldüğünü ifade etti.
“Şu an akademide okuyan öğrenciler olarak bu yeni giriş modelini doğru bulmuyoruz.” diyen Kiremitcioğlu, geçici öğretmenlik yapan kişilerin bu sürece geçici statüde dahil olduklarını kaydederek, bu nedenle akademiye sonradan oluşturulacak özel bir giriş yolu açılmasına karşı olduklarını belirtti.
Kiremitcioğlu, AÖA’nın niteliğinin, öğrencinin haklarının ve mevcut giriş sınavının korunmasını talep etti.




