Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi Üyesi Tahsin Oygar, son günlerde birçok medya kuruluşu ve gazetecinin uluslararası bir şebeke üzerinden yürütülen, teknik kılıflara büründürülmüş profesyonel bir “dijital sansür” dalgasıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Telif İhlali İddialarıyla Haberler Kaldırılıyor
Oygar, Hindistan merkezli Aiplex Software Pvt Ltd. gibi paravan tetikçi şirketler aracılığıyla, Meta Platforms bünyesindeki Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarının telif hakkı algoritmalarının manipüle edildiğini belirtti. Bu yöntemle haber bağlantılarının asılsız “telif ihlali” iddiaları üzerinden kaldırıldığını ifade eden Oygar, sürecin organize bir şekilde halkın haber alma hakkını gasp etmeyi hedeflediğini vurguladı.
Bu Durum Anayasal Haklara Yönelik Bir Siber Saldırıdır
Yaşananların teknik ya da ticari bir sorun olmadığını belirten Oygar, bunun doğrudan Anayasal haklara, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik organize bir siber saldırı olduğunu ifade etti. Bu saldırıyı sanal tetikçiler aracılığıyla organize edenlerin açıkça suç işlediğini kaydeden Oygar, halkın haber alma hakkını korumakla yükümlü makamların ise konuyu geçiştiren açıklamalarla bu suça göz yumduğunu söyledi.
Anayasa’nın 26. Maddesine Dikkat Çekti
Oygar, devletin konuya ilişkin yükümlülüklerinin Anayasa’nın 26. maddesinde açıkça yer aldığını hatırlattı. Söz konusu maddede, “Yurttaşlar için basın ve yayın özgürdür, sansür edilemez” ve “Devlet, basın, yayın ve haber alma özgürlüğünü sağlayacak önlemleri alır” ifadelerinin bulunduğunu belirtti.
Devlet Sadece Sansür Yapmamakla Değil, Önlem Almakla da Yükümlüdür
Anayasa’nın devlete yalnızca sansür yapmama değil, aynı zamanda dışarıdan gelecek sansür girişimlerine karşı önlem alma ve özgürlüğü sağlama görevi de yüklediğini belirten Oygar, bu çerçevede yetkili kurumların derhal harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
BTHK’ya Meta ile İletişim Çağrısı
Oygar, Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK), Meta ile kurumsal düzeyde iletişime geçerek diyalog başlatması gerektiğini belirtti. Yerel medya kuruluşlarının linklerine yönelik toplu ve manipülatif şikayetlerin bir “siber saldırı” ve “susturma operasyonu” olduğunun resmi olarak bildirilmesi gerektiğini kaydeden Oygar, bu durumun kamuoyuna kanıtlarıyla açıklanması gerektiğini ifade etti.
BTHK’nın yetersiz kaldığı yönündeki açıklamaları eleştiren Oygar, sosyal medya danışmanlığı yapan şirketlerin dahi Meta ile iletişime geçebildiğini belirterek, Türkiye’den teknik destek alınması yönündeki değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Oygar, bunun en iyi ihtimalle sorumluluktan kaçmak, en kötü ihtimalle ise siber güvenliğin yeni protokollerle dışa bağımlı hale getirilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Sanal Tetikçilere Yapılan Ödemeler Araştırılmalı
Oygar, dijital sansür faaliyetlerini yürüten kişi ve kurumlara yapılan ödemelerin ortaya çıkarılması için adli soruşturma başlatılması gerektiğini belirtti. Bu sürecin mali suçları araştırma birimleri, bankacılık denetleme mercileri ve polis teşkilatının ilgili departmanları tarafından yürütülmesi gerektiğini ifade eden Oygar, Swift, kredi kartı ve havale kayıtları üzerinden bu ödemelerin izlerinin sürülebileceğini söyledi.
Azmettiriciler Tespit Edilmeli, Yasal Süreç Başlatılmalı
Yurt dışındaki şebekelere yapılan ödemelerin finansal takibinin kamu kurumlarının yükümlülüğü olduğunu belirten Oygar, azmettiricilerin ortaya çıkarılmasının ardından mağdurlara yasal tazminat yollarının açılması ve sorumlular hakkında ceza davalarının başlatılması gerektiğini ifade etti.
Basın Kuruluşlarına Çağrı: Şikayetçi Olun
Haber sitelerine erişimin engellenmesinin halkın bilgiye ulaşmasının önüne set çektiğini belirten Oygar, hangi haberlerin hedef alındığının da bilindiğini söyledi. Bu çerçevede basın kuruluşlarına çağrıda bulunan Oygar, polise şikayette bulunulması ve devletin sorumluluktan kaçmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Gerekli Adımlar Atılmazsa Bu Suça Ortaklık Olur
Oygar, belirtilen adımların atılmasının devletin anayasal görevi olduğunu vurgulayarak, gerekli işlemlerin yapılmamasının dijital sansüre ve siber zorbalığa sessiz kalmak anlamına geleceğini ve bunun suç ortaklığı anlamı taşıyacağını belirtti.
Basın Özgürlüğünü Koruyun
Oygar, açıklamasının sonunda BTHK ve adli makamlar başta olmak üzere tüm ilgili devlet kurumlarını, teknoloji şirketleri karşısında yerel basını korumaya ve söz konusu finansal trafiği ortaya çıkararak basın özgürlüğünü yeniden tesis etmeye çağırdı.




