Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Türkiye’nin kökü bin yıllara uzanan devlet aklı, güçlü gelenekleri ve değerleriyle Cumhuriyetin ikinci asrında da yükselişini sürdürdüğünü söyledi.

“103 yıl önce Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ilkesi temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, zor bir coğrafyada barış, refah ve istikrar timsali olmaya devam etmektedir.” diyen Başçeri, Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türkü'nün yanında olacağını da vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Başçeri’nin saat 13.00’te Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda (BRTK) yaptığı konuşma ve 21 pare top atışıyla başladı.

Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümünü idrak etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Başçeri, şöyle devam etti:

“Bu vesileyle Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, kuruluşundan bugüne Cumhuriyetimizin gelişmesi, büyümesi ve kalkınması için gayret göstermiş tüm kahramanlarımızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Vatan onlara minnettardır; ruhları şad olsun.”

Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyet Bayramı’nı 103 yıldır kendi bayramı olarak benimsediğini ve coşkuyu yürekten paylaştığını belirten Başçeri, Kıbrıs Türk halkına sevgi ve saygılarını sundu.

“Türkiye, adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği inşa etme yolunu seçmiştir”

Başçeri, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını güvence altına alırken insanlığın ortak hedeflerine katkıda bulunmaya devam ettiğini belirtti.

Uluslararası toplumun ve düzenin ise giderek artan risk, kriz ve çatışmalarla sınandığını dile getiren Başçeri, içinde bulunulan "adaletsizlikler çağında” uluslararası toplumun önünde ertelenemez bir “vicdani muhasebe” bulunduğunu kaydetti.

Birleşmiş Milletler’in (BM) 81 yıl önce uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Başçeri, teşkilatın artık bu görevini yerine getiremez hale getirildiğini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen ay BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya atıfta bulunan Başçeri, “Önümüzde iki yol bulunmaktadır. Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz; ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Aktunç: Avrupalı başkent söylemle olmaz, kaybedilen zamanı geri alacağız
Aktunç: Avrupalı başkent söylemle olmaz, kaybedilen zamanı geri alacağız
İçeriği Görüntüle

“Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan o karanlığı aydınlatacak mumu yakabilmektir.” diyen Başçeri, Türkiye’nin ikinci yolu seçtiğini, bu yolda sabırla yürüdüğünü ve koşullar ne olursa olsun bu anlamlı yürüyüşü sürdüreceğini vurguladı.

“Adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk vardır… Çözüm için samimi irade ortaya koyan taraf Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’dir”

Konuşmasında Kıbrıs meselesine de değinen Başçeri, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm için samimi irade ortaya koyan tarafın daima Kıbrıs Türkleri ve Türkiye olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden 52 yıl, Rumların ortaklık devletini gasp etmesi sonucunda Kıbrıs meselesinin ortaya çıkmasının üzerinden ise 63 yıl geçtiğini belirten Başçeri, 1974’ten itibaren adada barış ve sükûnetin hâkim olduğunu kaydetti.

“Adada iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır” diyen Başçeri, “Kıbrıs meselesinin tarihi, adada kalıcı barışın sağlanmasının tek yolunun, iki devletli çözüm yolu olduğunu tespit ve tescil etmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Uluslararası toplum, KKTC’yi tanımalı, adanın gerçekleriyle barışmalıdır”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarına işaret eden Başçeri, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayri insani izolasyon artık son bulmalıdır.” dedi.

Başçeri, şöyle devam etti:

“Uluslararası toplum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımalı; siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmelidir. Uluslararası toplum, adanın gerçekleriyle barışmalıdır.”

Kıbrıs Türk halkının, varoluş mücadelesini taçlandırdığı KKTC çatısı altında müreffeh geleceğine kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğine inandıklarını belirten Başçeri, “Bu yürüyüşünde Türkiye, her zaman Kıbrıs Türkünün yanında olacaktır.” dedi.

Başçeri, şehitlerin, gazilerin, mücahit ve mücahidelerin hatıralarını onurlandırmak, gelecek nesillere daha adil bir dünya ve barış dolu bir gelecek hazırlamak amacıyla tüm gayretleriyle çalışmayı sürdüreceklerini de kaydetti.

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı, Türk Dünyası’nın ve Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılı olacaktır”

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’na da değinen Başçeri, yarın Ankara’da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da katılımıyla teşkilatın 13’üncü Liderler Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirtti.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın yıldan yıla güçlenen, örnek bir iş birliği modeli haline geldiğini söyleyerek, zirvenin teşkilatın önünde yeni kapılar ve ufuklar açacağını kaydeden Başçeri, şunları kaydetti:

“Bizler, ortak vizyonumuz etrafında kenetlendikçe; birlik ve dirliğimizi pekiştirdikçe; hedeflerimiz doğrultusunda yılmadan çalıştıkça, gelenek ve değerlerimizi korurken yenilikleri de hızla benimsemeye devam ettikçe; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı, Türk Dünyası’nın ve Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılı olacaktır.”

Konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Kıbrıs Türk toplumunun bağımsızlık mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı ve tüm şehitleri, gazileri, mücahit ve mücahideleri rahmet ve minnetle anan Başçeri, “İlelebet payidar kalacak olan Cumhuriyetimizin 103. yılını kutluyorum” diyerek, daha nice bayramlar idrak edilmesi temennisinde bulundu.