Güney Kıbrıs’taki AKEL, doğal gaz konusunda yaptığı açıklamada ülkenin ciddi enerji planlamasına, şeffaflığa, enerji güvenliğine ve mümkün olan en düşük enerji maliyetini sağlayacak bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Haravgi gazetesinde yer alan habere göre AKEL, sözde Rum MEB’indeki “Kronos” yatağına ilişkin geliştirme ve üretim planının onaylanması dolayısıyla yaptığı açıklamada, bunun “Kıbrıs” hidrokarbonlarının değerlendirilmesine yönelik "önemli bir gelişme" olduğunu ifade etti.

AKEL, geliştirme ve üretim planı ile daha önce Mısır’la yapılan ticari anlaşmaların tek başına doğal gazın doğrudan ticari anlamda işletileceği anlamına gelmediğini kaydetti.

Bu konuda belirleyici unsurun, ilgili şirketler tarafından nihai kalkınma kararının alınması olduğunu belirten AKEL, böyle bir kararın gerekli altyapıların inşa edilmesinin önünü açacağını ifade etti. Açıklamada ayrıca “Afrodit” yatağıyla ilgili yatırım kararının halen beklemede olduğu anımsatıldı.

Vatandaşların yıllardır, gerek önceki Anastasiadis-DİSİ hükümeti gerek mevcut hükümet döneminde çeşitli açıklamalar ve takvimler duyduğunu ancak günlük yaşamlarında somut sonuç görmediğini savunan AKEL, halkın bu süreçte yüksek elektrik faturaları ödemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

AKEL, bunun enerji zenginliğinin toplumun gerçek ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesini hedefleyen politikalara duyulan ihtiyacı daha da artırdığını belirtti.

Parti ayrıca, yapılan anlaşmaların koşulları, gerçek zaman takvimleri ve Rum Yönetimi’nin üstlendiği taahhütler konusunda defalarca bilgilendirme talep ettiğini ancak tatmin edici yanıt alamadığını ifade etti.

Damianos: “Doğalgaz 2027 yılı sonu veya 2028 yılının ilk yarısında"
Damianos: “Doğalgaz 2027 yılı sonu veya 2028 yılının ilk yarısında"
İçeriği Görüntüle

AKEL açıklamasında, hükümetin planlamasının “Kıbrıs” doğal gazının bir bölümünün ülkenin iç ihtiyaçları için neden değerlendirilmediği sorusunu da gündeme getirdi.