ABD’nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi John Breslow ve Güney Kıbrıs’ta görev yapan bazı diplomatlar dün gerçekleştirilen Cyprus Forum’a katıldı.
Politis gazetesi, ABD’nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi John Breslow’un yaptığı konuşmada, ABD enerji şirketlerinin Güney Kıbrıs ekonomisine yapabilecekleri katkıdan bahsettiğini yazdı.
Breslow konuşmasında, ABD şirketlerinin ve teknolojisinin, Güney Kıbrıs’ın enerji, güvenlik ve inovasyon alanlarında gelişmesine önemli katkılar koyabileceğini belirterek, Güney Kıbrıs’ın "çekici bir yatırım merkezi olduğunu ancak zorlu bürokrasinin yoğun bir engel teşkil ettiğini" söyledi.
Bürokrasi süreçlerinin basitleştirilmesi için birlikte çalışılması gerektiğini belirten Breslow, bürokrasi konusunda AB’nin uygulamalarını işaret etti.
Breslow, yatırımları engelleyen kanunlara karşı çıkması yönünde Güney Kıbrıs’ı cesaret göstermeye çağırarak, yavaş bürokrasinin 21’inci yüzyıl ile bağdaşmadığını da sözlerine ekledi.
Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Breslow, “Kıbrıs sorununa, siyasi eşitliğe dayalı, BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun, Kıbrıslıların sahipliğinde ve BM’yi destekleyerek iki toplumlu iki kesimli federasyon çözümü bulunmasını desteklemeyi sürdürdüklerini” de savundu.
Hindistan Yüksek Komiseri ve Almanya Maslahatgüzarı da Kıbrıs sorununa değindi
Öte yandan Fileleftheros gazetesi, Hindistan’ın Güney Kıbrıs Yüksek Komiseri Manish Manish ile Almanya’nın Güney Kıbrıs Maslahatgüzarı Mirko Kruppa’nın Cyprus Forum’da yaptıkları konuşmalara yer verdi.
Hindistan Yüksek Komiseri Manish ve Almanya Maslahatgüzarı Kruppa konuşmalarında, “Kıbrıs’ın jeopolitik konumunu tam olarak değerlendirebilmesinin yolunun Kıbrıs sorunu çözümü olduğunu” söyledi.
Manish açıklamasında, Güney Kıbrıs’ın AB’deki en hızlı gelişen ekonomi olduğunu savunarak, Hindistan’a yönelik yatırımlarıyla ekonomik değerini ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Kruppa: “Kuzey ve Güney NATO’ya katılımda anlaşmalı”
Almanya’nın Güney Kıbrıs Maslahatgüzarı Mirko Kruppa ise, Doğu Akdeniz’i kontrol etmek isteyen herkesin Kıbrıs’la iş birliği yapması gerektiğini belirtirken “Kıbrıs’ı enerji, güvenlik ve kriz yönetimi alanlarında korumak için AB’nin ne yapabileceği?” şeklindeki bir soruya ise “çok bir şey değil” yanıtını verdi.
Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi başkanlığını yürüttüğü dönemde, “42’inci paragraf tartışılırken yürürlükte olan bir sürecin olmadığı ve en az iki ila üç yılın gerekli olduğunun ortaya çıktığını” söyleyen Kruppa, “Kıbrıs’ın beklemeye zamanı olmadığına inanıyorum” ifadesini kullandı.
Kıbrıs sorununa acil çözüm bulunması gerektiğini de belirten ve “Kıbrıs’taki tüm enerji çalışmalarının adanın bölünmüşlüğü sebebiyle durduğunu” savunan Kruppa, “Eğer Kıbrıslılar güvenlik istiyorlarsa, Kuzey ve Güney, adadaki Türk varlığını kabul ederek NATO’ya katılımda anlaşmalıdırlar” şeklinde konuştu.
Kruppa, “Eğer Kıbrıs jeopolitik konumunu tam anlamıyla değerlendirebilmek istiyorsa toplum olarak yakınlaşmalı, dramayı ve derin bölünmüşlükleri aşmalıdır” şeklinde konuştu.
"AB’nin ve garantör devletlerin yerine getirecekleri kendi rolleri bulunduğunu, Kıbrıs’ın bir avantaj haline gelebileceğini ve herkesin bunu gördüğünü” savunan Kruppa, “Ancak bu maliyet hesaplaması meselesidir. Ülkenin güvenlik sorunu çözülmediği sürece daha fazla maliyeti olan alternatif çözümler seçilecektir” ifadelerini kullandı.




