KKTC

TDP Genel Sekreteri Özkunt, gündemi değerlendirdi

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Kıbrıs sorununda iki bölgeli, iki toplumlu federasyonun TDP açısından tartışmasız bir çizgi olduğunu vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Kıbrıs sorununda iki bölgeli, iki toplumlu federasyonun TDP açısından tartışmasız bir çizgi olduğunu vurguladı.

Avrupa Birliği’nin yalnızca söylemle yetinmemesi gerektiğini vurgulayan Özkunt, AB’nin Kıbrıs Türk halkıyla doğrudan diyalog kurması ve 19 Ekim’de ortaya konan iradeye daha güçlü biçimde sahip çıkması gerektiğini belirtti.

TDP Basın Bürosundan yapılan açıklamaya göre, TDP Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın hazırlayıp sunduğu “Kaptan’ın Günlüğü” programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özkunt, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın federasyonu destekleyen açıklamalarını hatırlatarak, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının yıllardır ortaya koyduğu barışçı iradeyle örtüştüğünü söyledi. Ancak Avrupa Birliği’nin yalnızca söylemle yetinmemesi gerektiğini vurgulayan Özkunt, AB’nin Kıbrıs Türk halkıyla doğrudan diyalog kurması ve 19 Ekim’de ortaya konan iradeye daha güçlü biçimde sahip çıkması gerektiğini belirtti.

TDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tufan Erhürman’a verdiği desteğin temel nedeninin federasyon çizgisi olduğunu vurgulayan Özkunt, şunları söyledi:

“TDP, Birleşmiş Milletler zemini ve Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde federasyonu amasız fakatsız savunur. Bu, Kıbrıs Türk halkının iradesidir ve bu iradenin arkasında durmaya devam edeceğiz.”

Federasyonun bir “hayal” değil, tarihsel olarak da bir Türk tezi olduğunu hatırlatan Özkunt, masadan kaçmanın değil, masada eşitliği ve iki toplumluluğu test etmenin doğru yol olduğunu kaydetti.

Programda ülkedeki güvenlik sorunlarına da değinen Özkunt, son dönemde artan silahlı saldırıların münferit olaylar olmadığını, denetimsizliğin ve kara para ekonomisinin bir sonucu olduğunu ifade etti.

Özkunt, son dönemde bazı lüks oto galerileri, döviz büroları ve gayrimenkul faaliyetlerinin, kara paranın sistem içine sokulmasında araç olarak kullanılabildiğine dair ciddi iddialar bulunduğuna dikkat çekti. Bu alanlarda etkin ve düzenli denetim yapılmamasının, suç örgütleri arasındaki hesaplaşmaları tetiklediğini belirten Özkunt, yaşanan silahlı saldırıların tesadüf olmadığını vurguladı.

Özkunt, “Bugün yaşanan kurşunlama olayları münferit değildir. Bunlar bir sonuçtur. Asıl neden; kara para, yolsuzluk ve yıllardır süren denetimsizliktir” dedi. Özkunt, 2025 yılını şu dört ana başlık altında değerlendirdi: “Yolsuzluklar, liyakatsızlık, pahalılık, güvenlik zafiyeti.”

Bu dört başlığın ülkeyi ciddi bir çöküşe sürüklediğini ifade eden Özkunt, hükümetin “icraat” söylemiyle yaratmaya çalıştığı algının, halkın günlük yaşamında karşılığı olmadığını söyledi.

19 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan yüzde 63’lük halk iradesinin, yalnızca 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a değil, aynı zamanda mevcut hükümete verilmiş açık bir mesaj olduğunu belirten Özkunt, erken seçimin artık kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Özkunt, “Hükümet çok başarılıysa, seçime gitsin. Bu iradeyi görmezden gelmek, halkın mesajından kaçmaktır” görüşünü savundu.

Özkunt, TDP’yi diğer partilerden ayıran temel noktaları da şöyle sıraladı:

“Kıbrıs Türk halkının iradesine net biçimde sahip çıkmak, partizanlığa karşı durmak, liyakati esas almak.”

TDP’nin geçmişteki belediyecilik ve bakanlık deneyimlerinin bu anlayışın somut örnekleri olduğunu vurgulayan Özkunt, partinin önümüzdeki dönemde yolsuzlukla mücadele, kara paranın önlenmesi, kamusal eğitim ve sağlık başlıklarında uygulanabilir politikaları halkın önüne koyacağını ifade etti.

Özkunt, “Bu ülke daha fazla zaman kaybedemez. Statüko yıkılmalıdır. Biz odağımıza toplumu koyduk ve siyaseti bu anlayışla yapıyoruz” ifadelerini kullandı.