KKTC

Tank şoförü Kıbrıs gazisi, silah arkadaşlarıyla verdiği mücadeleyi anlattı

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Beşparmak Dağları'nda dik ve sarp kayaların üzerinden ilerleyerek düşman tahkimatını püskürten ve "efsaneleşen" tankın şoförü Vanlı gazi Abdulkadir Kurt, aradan geçen zamana rağmen silah arkadaşlarıyla verdiği mücadeleyi unutamıyor.

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Beşparmak Dağları'nda dik ve sarp kayaların üzerinden ilerleyerek düşman tahkimatını püskürten ve "efsaneleşen" tankın şoförü Vanlı gazi Abdulkadir Kurt, aradan geçen zamana rağmen silah arkadaşlarıyla verdiği mücadeleyi unutamıyor.

Memleketi Van'ın Erciş ilçesinde yaşamını sürdüren 73 yaşındaki Kurt, Ankara'da askerliğini yaptığı dönemde Kıbrıs Barış Harekâtı'nda tank şoförü olarak görev aldı.

Harekât sırasında yaşadıklarını, arkadaşlarıyla verdiği destansı mücadeleyi yeni nesle aktarmaya çalışan Kurt, o döneme ait fotoğrafları, madalya ve hatıraları evinde muhafaza ediyor.

Harekâtın 52. yıl dönümü dolayısıyla Erciş Kaymakamı Ahmed Çelik, gazi ve gençlerle evinde ziyarette bulunduğu Kurt'a, Kur'an-ı Kerim, Türk bayrağı ve çiçek takdim etti.

Kurt, AA muhabirine, harekât sırasında Beşparmak Dağları'nda çok zor şartlar altında görev yaptıklarını söyledi.

Tankın ilerlediği bölgede yol bulunmadığını, kayalık ve uçurumlarla çevrili patika güzergahtan ilerlediklerini anlatan Kurt, şöyle konuştu:

"Her taraf uçurumdu. Temmuzun sıcağı vardı. Tankın içi adeta yanıyordu. Mürettebat olarak 5 kişiydik. Günlerce uykusuz kaldık. Ben sürekli Allah'a dua ediyordum. 'Allah'ım bana güç, kuvvet ve cesaret ver.' diyordum. O güçle görevimizi sürdürdük. Beşparmak Dağı'nı bitirmemize çok az kalmıştı. Düşman, bulunduğumuz bölgeye antitank mayınları döşemişti. Sağ palet mayına bastı. Eğer sol palet bassaydı tank aşağıya yuvarlanabilirdi. Patlamanın etkisiyle tank havaya kalktı ve gövdesinin üzerine oturdu. Yaklaşık yarım saat tankın içinde kaldık. Ayağımdan yaralanmıştım. Derim sıyrılmıştı. Ayağım çok yanıyordu ama ben terlediğimi zannediyordum. Daha sonra botumun kanla dolduğunu fark ettim."

- "Çanakkale ruhuyla mücadele ettik"

Yaralanmasına rağmen görevi bırakmayı düşünmediğini dile getiren Kurt, şunları kaydetti:

"O anda acıyı düşünmüyorduk. Tek düşüncemiz görevimizi tamamlamak, düşmana fırsat vermemekti. Bizim için önemli olan vatan göreviydi. Düşmanın bizi imha etmesini ya da esir almasını düşünmüyorduk. Son mermimize kadar mücadele etmeye kararlıydık. Bizden önce Çanakkale'de dedelerimiz nasıl vatanı savunduysa, biz de aynı inançla hareket ediyorduk. Bize düşen görev, o emaneti korumaktı. Aklımızda teslim olmak yoktu. Gerekirse son nefesimize kadar vatanımız için mücadele edecektik."

Kurt, Türk askerinin harekâtta büyük fedakârlıkla görev yaptığını vurgulayarak, "Biz o gün çok zor şartlarda mücadele ettik. Bugün Türkiye kendi uçağını, füzesini, insansız hava araçlarını yapıyor. Bunları görmek bizi gururlandırıyor. Allah devletimize, milletimize ve ordumuza güç, kuvvet versin." dedi.

Kaymakam Çelik de Beşparmak Dağları'nda yazılan destanın canlı tanıklarından Kurt'u ziyaret etmekten onur duyduklarını belirtti.

Kurt'un unutulmaz hatıralarını kendileriyle paylaştığını anlatan Çelik, "Onu dinlerken adeta 20 Temmuz 1974'e döndük. Öğrencilerimiz ve bizler için eşsiz bir tarih dersi oldu. Bu ziyaretle kahraman gazimize vefa borcumuzu göstermek ve gençlerimizin tarih bilincini güçlendirmek istedik. Aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz." diye konuştu.

Gençlerden Enes Arı Elmas da "Gazi amcamız bize sadece bir savaş hikayesi anlatmadı, vatan sevgisinin ne demek olduğunu gösterdi. O günlerin şartlarını, arkadaşlarıyla verdiği mücadeleyi dinledik. Şehitlerimize ve gazilerimize çok şey borçluyuz." ifadelerini kullandı.