Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Kültür Dairesi, Kültürel Mirası Araştırma Koruma Derneği (KÜMAD) ve Alashia Terracotta Sanat Topluluğu iş birliğinde düzenlenen III. Uluslararası Kültürel Mirası Koruma ve Araştırma Sempozyumu başladı.
Acapulco Resort Otel’de, iki gün sürecek sempozyum, bu yıl “Bellek ve Koruma” temalarıyla düzenleniyor.
Etkinlik açılışında Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Lefkoşa Koordinasyon Program Ofisi Program Koordinatörü Nesrin Özsaraç, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer, Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaferyıldızı Zaimağaoğlu, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Müzeler Dairesi Başkanı, Kültürel Mirası Araştırma Koruma Derneği Başkanı Serkan Gedük ve Alashia Terracotta Sanat Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Ayhatun Ateşin konuşma yaptı.
Konuşmaların sonrasında, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Ataoğlu; TİKA Lefkoşa Koordinasyon Program Ofisi Program Koordinatörü Nesrin Özsaraç’a, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer’e ve Acapulco Resort Otel adına Tangül Ünal Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı İcra Kurulu Başkanı Vacide Gören’e plaket takdim etti.
Sempozyumda, toplam 52 bildirinin sunumu yapılacak.
-Ataoğlu: “Bizim vazifemiz farklı tarihleri yaşatmak ve geleceğe aktarmaktır”
Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu açılışta yaptığı konuşmada, bugün üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Kültürel Mirası Koruma ve Araştırma Sempozyumu’nun kültürün geçmişten günümüze, günümüzden de geleceğe aktarılmasındaki önemine dikkat çekti.
Sempozyumun, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile iş birliğinde gerçekleştirildiğini söyleyerek, katkı koyan yetkililerin ve akademisyenlerin kendilerine güç verdiğini kaydetti.
“Yapılan çalışma kültürümüzün ve değerlerimizin yaşatılması yanı sıra, korunmasıyla ilgilidir, bunların geleceğe taşınmasıyla ilgilidir.” ifadesini kullanan Ataoğlu, söz konusu çalışmanın on bin yılı aşan tarihi eserlerin ve kültürün geleceğe aktarılması olduğunu vurguladı.
Ataoğlu, adanın on bin yılı aşkın tarihine bakarken, farklı tarihleri ve kültürleri içermesine şahitlik ettiklerini de anlatarak, “Bizim vazifemiz bu farklı tarihleri yaşatmak ve geleceğe aktarmaktır.” dedi. Tarih çalışmaları yanı sıra kültüre yönelik çalışmalar yapıldığını da belirten Ataoğlu, bu çalışmaların unutulmaması ve gençlere aktarılması yönünde uğraş verdiklerini aktardı.
Bakan Ataoğlu, konuşmasında gençlere de seslenerek, “Bu kültürel mirasın daha ileriye aktarılmasıyla ilgili bizim ortaya koymuş olduğumuz bu çalışmaya el atıp, sizlerle de birlikte daha ileriye taşımak esas görevimizdir.” şeklinde konuştu.
İki gün boyunca devam edecek sempozyumun kendilerine ışık tutacağına inanç belirten Ataoğlu, etkinliğin hayırlara vesile olmasını temenni etti.
-Özsaraç: “Kültürel mirasın korunması toplumların aidiyet duygusunu güçlendirir”
TİKA Lefkoşa Koordinasyon Program Ofisi Program Koordinatörü Nesrin Özsaraç da konuşmasında, “Bu anlamlı organizasyonda yer almak ve etkinliğe destek vermek, TİKA adına bizler için büyük bir mutluluk ve gurur vesilesidir.” dedi.
Kültürel mirasın yalnızca geçmişte kalan yapılar, eserler ya da arkeolojik bulgular olmadığına dikkat çeken Özsaraç, bu mirasın toplumların kimliğini şekillendiren, ortak hafızasını oluşturan ve geleceğe yön veren bir değerler bütünü olduğunun altını çizdi.
Özsaraç, TİKA olarak faaliyet gösterdikleri coğrafyalarda kalkınmayı yalnızca ekonomik bir süreç olarak görmediklerini de aktararak, kalkınmayı; insanı, tarihi ve kültürü merkeze alan bütüncül bir yaklaşım olarak değerlendirdiklerini kaydetti.
Kültürel mirasın korunmasının toplumların aidiyet duygusunu güçlendirdiğini, farklı kültürler arasında diyalog kurduğunu ve sürdürülebilir kalkınmanın sosyal temelini oluşturduğunu söyleyen Özsaraç, TİKA’nın birçok ülkede bu anlayışla faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Özsaraç, Kıbrıs’ın tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada yer aldığına da dikkat çekerek, bu bağlamda kültürel mirasa yönelik bilimsel çalışmaların ve uluslararası işbirliklerinin ayrı bir değer taşıdığını dile getirdi.
Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Özsaraç, katılımcılara başarılar diledi.
-Tümer: “Kültürel miras bizim kimliğimizdir”
Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer ise açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün burada yalnızca bilimsel bilgileri dinlemek için değil, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz köprüyü daha sağlam hale getirmek için bir araya geldik.” dedik.
Kültürel mirasın taş ve topraktan ibaret olmadığına dikkat çeken Tümer, “Kültürel miras bizim kimliğimizdir.” ifadesini kullandı.
“Biz burada varız, var olacağız kültürümüzle, eserlerimizle, Türk kimliğimizle var olacağız.” diyen Tümer, sempozyumun güzel geçmesi temennisinde bulundu.
-Zaimağaoğlu: “Zengin kültürümüzü korumaya ve kayıt altına almaya devam edeceğiz”
Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaferyıldızı Zaimağaoğlu da açılıştaki konuşmasına bir şiir okuyarak başladı.
“Tarihsel süreçte, kültürümüzle bu adada var olduk ve olmaya devam edeceğiz .” diyen Zaimağaoğlu, alanında uzman bilim insanlarıyla köklü kültürlerini koruyacaklarını ve gençlere miras bırakırken de sorumluluklarını yerine getirebilmenin huzurunu hissederek devredeceklerini söyledi.
Zaimağaoğlu, konuşmasında ayrıca zengin kültürlerini korumaya ve kayıt altına almaya devam edeceklerinin sözünü de verdi.
-Ziba: “Sempozyumun kültürel miras konusunda farkındalık yaratacağı, bilgi ve deneyim paylaşımını artıracağını ümit ediyorum”
Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba da, güzel bir iş birliği sonucunda Kültürel Mirası Koruma ve Araştırma Sempozyumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirdiklerini söyleyerek, duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kültürel mirasın korunması, sürekliliğinin sağlanması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nin en önemli sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Ziba, kültürel mirasın toplumların kimliğini şekillendiren değerler, gelenekler, yaşam biçimleri ve kültürel hafıza olduğunu vurguladı.
Ziba, bu mirasın geçmiş ile gelecek arasında kurulan en güçlü köprülerden biri olduğunu da işaret ederek, onu korumanın yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara karşı ortak bir görev olduğunu da kaydetti.
Sempozyum süresince somut ve somut olmayan kültürel miras, koruma politikaları, kültürel kimlik, yerel ve evrensel değerler gibi pek çok önemli konunun alanında uzman isimler tarafından ele alınacağını aktaran Ziba, sempozyumun bilimsel tartışmalar yanı sıra kültürel miras konusunda farkındalık yaratacağı, bilgi ve deneyim paylaşımını artıracağını ümit ettiğini belirtti.
Ziba, konuşmasının sonunda sempozyumumuzun verimli, ilham verici ve başarılı geçmesini de diledi.
-Gedük: “Kıbrıs farklı medeniyetlerin izlerini aynı coğrafyada buluşturan eşsiz ve çok katmanlı bir kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor”
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Müzeler Dairesi Başkanı, Kültürel Mirası Araştırma Koruma Derneği Başkanı Serkan Gedük ise kültürel mirasın toplumların kimliğini, belleğini ve tarihsel sürekliliğini taşıyan en değerli ortak miras olduğunu söyleyerek, günümüzde hızla değişen çevresel, teknolojik ve sosyo-ekonomik koşullar nedeniyle kültürel varlıkların korunmasını her zamankinden daha önemli olduğunu kaydetti.
Kıbrıs'ın, tarih boyunca Akdeniz’in en önemli kavşak noktalarından biri olduğunu aktaran Gedük, Kıbrıs’ın farklı medeniyetlerin izlerini aynı coğrafyada buluşturan eşsiz ve çok katmanlı bir kültürel mirasa ev sahipliği yaptığını söyledi.
Gedük, bu zengin tarihsel birikimin adayı yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte de kültürel miras açısından da son derece özel bir konuma taşıdığını belirterek, “Bu yönüyle sempozyumumuz, kültürel mirasın korunması ve araştırılması alanında uluslararası ölçekte bu kapsamda Kıbrıs’ta gerçekleştirilen öncü organizasyonlardan biri olma niteliği taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
Sempozyuma katkı koyanlara teşekkür eden Gedük, sempozyumun uluslararası alanda kalıcı izler bırakmasını temenni etti.
-Ateşin: “Kültürel mirası korumak, geçmişe saygı değil; geleceğe karşı sorumluluktur”
Alashia Terracotta Sanat Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Ayhatun Ateşin de konuşması öncesinde kısa bir video paylaşark, “Söz uçar kanıt kalır, video kültürel mirasın yalnızca estetik bir değer olmadığını; kimliğimizin, belleğimizin ve ortak geleceğimizin bir parçası olduğunu hatırlatacak.” dedi.
Kültürel mirası korumanın geçmişe saygı değil; geleceğe karşı sorumluluk olduğunu kaydeden Ateşin, kültürel mirasın kimliğin ve hafızanın somutlaşmış hâli olduğunu, onu kaybetmenin aslında geçmişi kaybetmek anlamına geldiğini ifade etti.
Ateşin konuşmasında, sempozyumun disiplinlerarası iş birliklerini artırmasını, uluslararası ağları güçlendirmesini ve somut koruma politikalarına ilham vermesini de diledi.