banner1
Öne Çıkanlar Cihat Şener Sermaik Dostları Hedef POLY-GCL Gallery

Bu haber kez okundu.

Kıbrıs İlim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Bahar Atalay yazdı: “Virüs Korkusu Meme Kanseri Taramalarını Aksatmanıza Neden Olmasın”

Her yıl Ekim ayı dünyanın dört bir yanında “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak anılmakta ve meme kanseri erken teşhisi, tedavisi ve palyatif bakımı için dikkatleri çekmekte ve farkındalığı arttırmaya destek olmaktadır. Meme kanseri, dünya çapında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kadınlar arasında en sık görülen kanser olmaya devam etmekte ve her 8 kadından birinin hayatının bir zamanında meme kanseriyle karşılaşacağı tahmin edilmektedir. Meme kanseri; düşük ve orta gelirli ülkelerde, ortalama yaşam süresinin artması, kentleşmenin artması gibi nedenlerle son yıllarda görülme sıklığı düzenli olarak artmaktadır. Meme kanseri erken teşhisi, hastaları olabildiğince erken tespit etmeye odaklanarak başarılı tedavi şansını artırmaktadır. Bununla beraber tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip Coronavirüs nedeniyle kişiler acil durumlar dışında hastalıkların erken tanısı amacıyla hastanelere başvurmakta tereddüt yaşamaktadırlar. Ne yazık ki bu durum virüs dışı hastalıkların erken tanısının gecikmesi ve tedavi sürecinin zorlaşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle özellikle bu yıl meme kanserine her zamankinden daha fazla odaklanmaya ihtiyaç vardır. Çeşitli araştırmalarda elde edilen verilere göre virüse yakalanma endişesi ile meme kanseri tarama ve tedavisi için başvuran kişi sayısında azalma olduğu görülmektedir. Ulusal kanser enstitüsü (NCI), tanı ve tedavi başvurularında pandemiye bağlı gecikmelerin önümüzdeki 10 yıl içerisinde meme kanseri ve kolorektal kanserden 10.000 ek ölümle sonuçlanabileceğini öngörmektedir. Ayrıca bazı araştırmacılar Covıd-19 pandemisinin ilk üç ayında teşhis ve tarama mamografi takiplerinin %80’in üzerinde azaldığını bildirmektedir. Pandemi nedeniyle erken teşhis tetkiklerinin oranında görülen düşüş, önümüzdeki yıllarda meme kanseri vakalarındaki artış ile karşımıza çıkması muhtemeldir. Erken tanının tedavi sürecine olumlu etkisinin yüksek olduğu göz önünde bulundurularak meme kanseri rutin kontrollerinin aksamaması önerilmektedir. Meme kanseri erken teşhisi sağlamak amacıyla çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Özellikle 20’ li yaşlardan itibaren kadınların kendi kendine meme muayenesi (KKMM), yılda 1-2 kez klinik meme muayenesi ve 40 yaşından sonra düzenli olarak tarama mamografilerine devam etmeleri önerilmektedir. Özellikle KKMM sırasında ele gelen kitle benzeri durumlarda pandemi nedeniyle sağlık kuruluşlarına gitmeyi ertelememek gerekmektedir.

Sonuç olarak; sağlık kuruluşlarında hastaların sağlığı ve güvenliği için her türlü önlem alınarak hizmet verilmesi, aynı zamanda maske kullanımı, sosyal mesafe kuralı gibi önlemlerin alınması ile meme kanseri erken tanı olanaklarından faydalanılması hayati önem arz etmektedir.

Kıbrıs İlim Üniversitesi
Hemşirelik Bölümü
Öğretim Görevlisi Bahar Atalay

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.